"Evrim öğesi biçimsel yöntemin tarihi için çok önemlidir. Bize karşı olanlar ile düşüncelerimizi benimseyen birçok kişi bunu hesaba katmaz. Çevremiz biçimsel yöntemi, terimler, şemalar ve sınıflandırmalar hazırlamada yararlanacakları donmuş bir ”biçimlik” dizgesine dönüştüren seçmecilerle ve artçılarla kuşatılmış durumda. Böyle bir dizge kolaylıkla eleştirilebilir ama bu dizge hiç de biçimsel yöntemin bir özelliği değildir. Elimizde hiçbir hazır öğreti ya da dizge yoktu, bugün de hala yok. Biz bilimsel çalışmamızda, kuramı, olguları belirtmemize ve anlamamıza yarayan bir çalışma varsayımı olarak değerlendiriyoruz yalnızca. Olguların bir inceleme konusu haline gelmesini sağlayan dizgesel özelliği ortaya çıkarıyoruz. Bu nedenle artçıların çok meraklı oldukları tanımlarla ilgilenmiyoruz, seçmecilerin çok hoşlandıkları genel kuramlar oluşturmuyoruz. Biz somut ilkeler ortaya koyuyoruz ve bir konuya uygulanabilir olmaları ölçüsünde de bu ilkelerle yetiniyoruz. Eğer ele alınan konu (gereç), ilkelerimizin daha karmaşık kılınmasını ya da değiştirilmesini istiyorsa, o zaman gereken işlemi hemen yaparız. Bu bakımdan, kendi kuramlarımız karşısında yeterince özgürüz; her bilimin de, kuram ile kanı(inanış) arasında bir ayrım bulunması ölçüsünde, özgür olması gerektiğini düşünüyoruz. Hazır bilim yoktur, bilim gerçeklikleri düzenleyerek değil, yanlışlıkları aşarak yaşar."

— Tzvetan Todorov - Yazın Kuramı Rus Biçimcilerinin Metinleri/ Boris Eyhenbaum - ”Biçimsel Yöntem”in Kuramı

kalpherzamansoldanatar:

“Ben gaz kapsülünü kontrolsüz atıyordum, bir insana çarparak yaralayabilir yahut öldürebilir, bunun için hedef almıyordum, özel bir gayret veya kast gütmüyordum ama insanlara çarparak yaralayıp öldürecekse de bunu umursamıyordum” 

-Berkin Elvan soruşturmasında ifade veren polis

Yeditepedeyim sonunda geldim. Burdan galatasaray’a çok selam sgsgsgs belki galatasaray felsefeyi kazanamadım ama burayı da sevicem sanırım özellikle Renan’lı kütüphaneyi ve ormanın içinde uyumayı :) ama otobüste kitap okumaya tepki olarak oluşturulmuş iett otobüslerine alışamıycam sanırım :/ 
Odama beyaz köpeği alıp beraber yatmama da izin vermezler sanırım işte bunlar dışında şu an için her şey güzel :)

Yeditepedeyim sonunda geldim. Burdan galatasaray’a çok selam sgsgsgs belki galatasaray felsefeyi kazanamadım ama burayı da sevicem sanırım özellikle Renan’lı kütüphaneyi ve ormanın içinde uyumayı :) ama otobüste kitap okumaya tepki olarak oluşturulmuş iett otobüslerine alışamıycam sanırım :/
Odama beyaz köpeği alıp beraber yatmama da izin vermezler sanırım işte bunlar dışında şu an için her şey güzel :)

birkaç yıl önce voltaire külliyatını bitirmek gibi bir takıntı sebebiyle kütüphanede bulduğum eski ve basit çeviriyi okumuştum açıkçası çeviriden pek hoşlanmamıştım. O yüzden sanırım bu kitabın İthaki’den yeniden çıkışına en çok sevinenlerden biri olabilirim.http://www.idefix.com/kitap/candide-ya-da-iyimserlik-ve-micromegas-voltaire/tanim.asp?sid=FKNC2U3LM4SPTCPSZL1P

birkaç yıl önce voltaire külliyatını bitirmek gibi bir takıntı sebebiyle kütüphanede bulduğum eski ve basit çeviriyi okumuştum açıkçası çeviriden pek hoşlanmamıştım. O yüzden sanırım bu kitabın İthaki’den yeniden çıkışına en çok sevinenlerden biri olabilirim.

http://www.idefix.com/kitap/candide-ya-da-iyimserlik-ve-micromegas-voltaire/tanim.asp?sid=FKNC2U3LM4SPTCPSZL1P

Tags: blue

Ucuz ve basit “edebiyat”la ilgilenen insanların din ve mistisizm gibi boş inançlara daha çabuk kapılması tabi ki bir tesadüf değil.

kalpherzamansoldanatar:

Çoğu insanlar kafaları olmadığı için kafayı bozmuyorlar.

Schopenhauer